Bilişim Sistemine Girme Suçu

Bilişim sistemlerine özgü yasadışı eylemlerin içinde en yaygın olanı yetkisiz erişimdir. Günümüzde kişilerin özel mülklerine girmek nasıl hakim/savcı izni olmadan mümkün olmamakta ise, kişilerin bilişim sistemlerine yetkisizce ulaşılması da mümkün olmamalıdır. Bu kapsamda…

Yavuz Erdoğan3 dk okuma9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi — Prof. Dr. Burhan Ceyhan Armağanı

Bilişim sistemlerine özgü yasadışı eylemlerin içinde en yaygın olanı yetkisiz erişimdir. Günümüzde kişilerin özel mülklerine girmek nasıl hakim/savcı izni olmadan mümkün olmamakta ise, kişilerin bilişim sistemlerine yetkisizce ulaşılması da mümkün olmamalıdır.Bu kapsamda yetkisiz erişim Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) özel olarak suç kılınmıştır.

Bilişim sistemine girmek (ve orada kalmaya devam etmek) suçu, Türk ceza hukukunda ilk kez 5237 S.TCK ile düzenlenmiştir. Ancak öncesinde hazırlanan 1997, 2000 ve 2003 tasarılarında da kendisine yer verilmişti. Kanaatimizce bu düzenleme ile hukukumuzdaki önemli bir boşluk doldurulmuştur.

Yeni bir suç tipi olması ve bilişim suçlarının pek çoğu için adeta geçit teşkil etmesi nedeniyle inceleme konusu olarak yetkisiz erişim seçilmiştir.

Sisteme yetkisiz erişimde erişim için kullanılan yöntem önemli değildir.

Bildirinin sunulduğu tarih itibarıyla TCK’nın 243 (1) maddesinde, bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak girme ve orada kalmaya devam etme fiili cezalandırılmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında bu fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi hali indirim nedeni olarak kabul edilmiştir. Maddenin son fıkrasında ise bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği verilerin yok olması veya değişmesi halleri ağırlaştırıcı nedenler olarak kabul edilmiştir. Kanaatimizce özellikle bilişim korsanlarına (hacker) karşı etkili olabilecek bu düzenleme son derece yerinde bir düzenlemedir. Bildiride tüm bu hususlar tartışıldığı gibi, bu konulardaki doktrinel tartışmalara ve yargı kararlarına da yer verilmiştir.

Maddenin başlığı “bilişim sistemine girme” konulmuş, bilişim sistemine girmenin önemli olduğu düzenleme ile anlatılmaya çalışılmıştır. Bu anlamda bu maddede düzenlenen suç şekli bir suçtur. Maddenin bildirinin yazıldığı tarihteki lafzına göre sisteme girmenin ve sistemin içinde kalmaya devam etmenin hukuka aykırı olarak gerçekleşmesi halinde suç oluşacaktır. Ancak maddenin “Bilişim Sistemine Girme” şeklindeki kenar başlığı sanki madde ile başlı başına bilişim sistemine girme fiilinin cezalandırıldığı izlenimi vermesi nedeniyle (bildiri tarihindeki metne göre) yanıltıcıdır. Bu nedenle biz çalışmamızda bu suçu isimlendirirken (konu başlığını belirlerken) madde içeriğini tam olarak karşılayabilmesi için “bilişim sistemine girme ve kalma” şeklinde isimlendirmeyi uygun bulduk.

Biz bildirimizde Türk ceza hukukunda hakim olan inceleme şeklinden yola çıkarak önce korunan hukuki değeri inceledik. Ardından suçun unsurları ve suça etki eden sebeplerle suçun özel görünüş şekillerini değerlendirip, kısaca yaptırım ve soruşturma usulüne de açıklayarak incelememize son verdik.

Çalışmamızın sonunda madde metnine ilişkin değişiklik önerilerimizi de yazdık. Örneğin bu suçun bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinin cezayı artıran hal olarak düzenlenmesi gerektiğini, ayrıca bu suçunun kamu görevlileri tarafından görevin sağladığı kolaylığın kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi halinin de cezayı artıran hal olarak düzenlenmesi gerektiğini belirttik.

Çalışmamızda ilk fıkrada yer alan “ve” bağlacının “veya” olarak değiştirilmesi gerektiğini de belirtmiştik ki, bu durum kanun koyucu tarafından da dikkate alınıp değiştirilmiştir.

İlgili Makaleler