Sosyal Medya Aracılığıyla İşlenen Hakaret Suçu
Günümüz dünyasında insan hayatına ilişkin pek çok eylemin sanal dünyaya taşınmasıyla birlikte, birtakım suçlar da bu sanal ortama kaymıştır. Özellikle karşılıklı anlık iletişimin yapılabildiği sosyal medyanın icadından sonra, kişilik hakları çok daha kolay ihlal edilir olmuştur.…
Günümüz dünyasında insan hayatına ilişkin pek çok eylemin sanal dünyaya taşınmasıyla birlikte, birtakım suçlar da bu sanal ortama kaymıştır. Özellikle karşılıklı anlık iletişimin yapılabildiği sosyal medyanın icadından sonra, kişilik hakları çok daha kolay ihlal edilir olmuştur. Sosyal medyada en sık karşılaşılan suçun hakaret suçu olması nedeniyle, bu durumun özel olarak değerlendirilmesinin gerektiği düşünülmüş ve çalışma konusu olarak hakaret suçunun sosyal medya üzerinden işlenme şekilleri seçilmiştir.
Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) sosyal medya kavramına yer verilmemesine karşın ileti yoluyla hakarete yer verilmesi nedeniyle, makaledeki değerlendirmeler genel hakaret suçu bağlamında ve klasik suç inceleme başlıkları altında yapılmıştır.
Hakaret suçunu genel olarak düzenleyen TCK'nın 125’inci maddesinin ilk fıkrasında suçun temel şeklinin unsurları ve bu suçtan dolayı verilecek ceza düzenlenmiş, bunun yanı sıra gıyapta hakaretin şartları belirlenmiştir. Maddenin 2’nci fıkrasında hakaret suçunun sesli, yazılı ve görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde de 1’nci fıkra hükmünün uygulanacağı belirtilmiştir. Maddenin 3 ve 4’üncü fıkralarında, suçun nitelikli halleri düzenlenmiştir. Maddenin 5’inci fıkrasında ise, kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı işlenen hakaret suçu düzenlenmiştir. Bu kapsamda bakıldığında hakaret suçunun her bir şeklinin sosyal medya üzerinden gerçekleştirilmesi mümkün olup, bu durumda dahi failin cezalandırılmasının gerektiği açıktır. Nitekim bu nedenle makale içerisinde bu ihtimallerin tamamı değerlendirme konusu yapılmıştır. Konunun değerlendirilmesi sırasında mahkeme kararlarına ve teorideki görüşlere yer verildiği gibi kişisel değerlendirmeler de yapılmıştır. Örneğin Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğüne bakıldığında onur kavramının“1. İnsanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, özsaygı, haysiyet, izzetinefis 2. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar”şeklinde tanımlandığını; şeref kavramının da “1.Başkasının birine gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur 2.Toplumca benimsenmiş iyi şöhret” şeklinde tanımlandığını görmemiz nedeniyle, yani TDK tarafından her iki kavramın tanımlanması sırasında eşanlamlı olarak diğer kelimeye yer verilmesi nedeniyle madde metninde hem “onur” hem de “şeref” kavramlarına yer verilmesi eleştiri konusu yapılmıştır.
TCK’nın 125’inci maddesinde düzenlenen hakaret suçu genel hakaret suçu olarak nitelendirilebilecektir. Bu maddede, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde;
Somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi,
Yakıştırmada bulunulması,
Sövülmesi suretiyle saldırıda bulunulması suç olarak düzenlenmiştir.
Ancak, Askeri Ceza Kanunu’nda (AsCK) ve TCK’nın çeşitli maddelerinde de ayrıca hakaret suçuna yer verilmiştir. Özel hakaret suçları da denilen bu eylemlerin de sosyal medya üzerinden işlenmesi mümkündür. Bu kapsamda TCK’da düzenlenen özel hakaret suçlarına örnek vermek gerekirse;
Cumhurbaşkanına hakaret ( m. 299),
Devletin egemenlik alametlerini aşağılama (m. 300),
Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama (m. 301),
5816 S. Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun’da düzenlenen eylemler, özel hakaret suçlarına örneklerdir.
TCK’nın 125’inci maddesinde görüldüğü üzere, Eski Türk Ceza Kanunu’nda (ETCK) benimsenen hakaret ve sövme suçları ayrımı kaldırılmış, iki suç hakaret suçu başlığı altında seçimlik hareketler olarak düzenlenmiştir.
Bu noktada vurgulanması gereken husus, hakaret eyleminin pek çok ülkede suç olarak tanımlanmasına rağmen Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) hakaret eylemi suç olarak düzenlenmemiştir. Sosyal medya sitelerinin çoğunun merkezinin ABD’de olduğu dikkate alındığında eylemin orada suç olarak düzenlenmemiş olunması tüm dünyada sorulara sebep olmaktadır. Şöyle ki, kesin delillerin toplanabilmesi bakımından internet servis sağlayıcının merkez bilgisayarlarının incelenmesi gerektiğinde ABD makamları tarafından talepler eylemin suç teşkil etmediğinden bahisle geri çevrilmektedir. Makale içerisinde ABD makamlarının tutumları da eleştiri konusu yapılmıştır.