Yapay Zeka Hukuka Karşı (Mı?)

"Yapay Zeka Hukuka Karşı (mı?)" adlı bu eser, bir ceza hukuku profesörünün yapay zekâ (ChatGPT 3.5 ve 4) ile yaptığı sohbetlerin kitaplaştırılmış halidir. Alanında bu yöntemle yazılan ilk eser olma özelliğini taşıyan kitap, akademik bir kaygı gütmeden, tamamen yazar ve yapay…

Yavuz Erdoğan3 dk okumaSakin Yayınevi

"Yapay Zeka Hukuka Karşı (mı?)" adlı bu eser, bir ceza hukuku profesörünün yapay zekâ (ChatGPT 3.5 ve 4) ile yaptığı sohbetlerin kitaplaştırılmış halidir. Alanında bu yöntemle yazılan ilk eser olma özelliğini taşıyan kitap, akademik bir kaygı gütmeden, tamamen yazar ve yapay zekâ arasındaki diyaloglara sadık kalarak hazırlanmıştır. Eser, yapay zekânın temel kavramlarından başlayarak hukuk sistemine, insan haklarına ve hukuk mesleklerine olan etkilerini bir sohbet formatında irdelemektedir.

Temel Kavramlar ve Yapay Zekânın Doğası

Kitap, "yapay zekâ", "robot", "chatbot" ve "ChatGPT" gibi temel kavramları tanımlayarak başlar. Yapay zekâ, insan zekâsını taklit ederek öğrenme, problem çözme ve karar verme gibi yeteneklere sahip bir mühendislik dalı olarak tanımlanır. Kitap, yapay zekâ ile insan zekâsı arasındaki temel farklara dikkat çeker: Yapay zekâ büyük verileri hızla işleyebilse de bilinç, öz farkındalık, yaratıcılık, empati ve etik değerlendirme gibi insana özgü yeteneklerden yoksundur . Eser, yapay zekânın mevcut teknolojiyle bir insan gibi davranmasının veya onun yerini doldurmasının mümkün olmadığını, ancak vazgeçilmez bir yardımcı araç olduğunu belirtir.

Hukuki Kişilik ve Sorumluluk Meselesi

Kitabın ana tartışma eksenlerinden biri, yapay zekânın hukuki bir kişiliğe sahip olup olamayacağıdır. Yazar, yapay zekânın mevcut durumda ne gerçek ne de tüzel kişi olarak kabul edildiğini, hukuken bir "eşya" (nesne) olarak görüldüğünü belirtir . Gelecekte gelişmiş otonom sistemler için Avrupa Parlamentosu tarafından da önerilen "elektronik kişilik" gibi yeni bir hukuki statünün oluşturulabileceği tartışılır.

Sonuç olarak, günümüz teknolojisiyle yapay zekânın bağımsız bir iradesi, kusur yeteneği ve bilinci olmadığından, hukuki veya cezai sorumluluğunun bulunmadığı vurgulanır. Yapay zekânın neden olduğu zararlardan, onu tasarlayan, programlayan, üreten veya kullanan insanların sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılır.

Hukuk Sistemine ve Mesleklerine Etkileri

Eserde, yapay zekânın hukuk sistemini ve hukukçu rollerini temelden değiştireceği öngörülür.

Hâkim ve Savcılar: Yapay zekâ, delil analizi ve hukuki araştırma gibi konularda güçlü bir yardımcı olabilirken ; etik değerlendirme, vicdani kanaat ve insani yargı gerektiren karar verme süreçlerinde hâkimin yerini alamayacağı belirtilir.

Avukatlar: Yapay zekâ, belge inceleme, hukuki araştırma, strateji geliştirme gibi alanlarda avukatlara büyük verimlilik ve hız kazandırır . Ancak empati kurma, müvekkil iletişimi ve yaratıcı savunma stratejileri gibi insan odaklı beceriler gerektiren avukatlık mesleğini tamamen devralması mevcut koşullarda mümkün görülmemektedir.

Hukuk Eğitimi: Yapay zekâ çağında hukuk fakültelerinin müfredatlarına "Yapay Zeka ve Hukuk Etiği", "Veri Koruma Hukuku" gibi yeni dersler eklenmesi gerektiği savunulur.

Adil Yargılanma ve İnsan Hakları: Yapay zekânın yargılamayı hızlandırarak "makul sürede yargılanma" hakkına hizmet edeceği , ancak algoritmik önyargılar sebebiyle "tarafsızlık" ve "eşitlik" ilkelerini, kitlesel veri toplama potansiyeliyle de "özel hayatın gizliliği" hakkını tehdit edebileceği tartışılır.

Kitap, yapay zekânın hukuka karşı bir varlık olmadığını, ancak kötüye kullanıldığında veya önyargılı verilerle beslendiğinde hukuka aykırı sonuçlar doğurabileceğini belirterek sona erer. Bu yeni teknolojiyle uyumlu, uluslararası işbirliğine dayalı ve insan haklarını merkeze alan yeni yasal ve etik çerçevelerin oluşturulması gerektiği mesajı verilir.

İlgili Makaleler